karanlıklar

karanlıklarda bir telaş
karanlıklar sönüyor yavaş yavaş
neleri gizliyorlar bilinmez içlerine
bir kilitli sandık küçük derin ve simsiyah
hangi anahtarı denesen uymuyor
karanlıklar gizem
en heyecanlı yerinde antrak veren film
aydınlanınca heyecanı yitiyor
en fazla alkol duman seks kokuyor
ulumalar miyavlamalar siren düdükleri
dinle karanlıklar konuşuyor
kan sızıyor karanlıkların deliğinden
kırmızı nefesler soluyor
şarkıları genellikle notasız
çatlak seslerde can buluyor
ıslıklar en büyük dostu karanlığın
dudak izleri baygın sinek
taksi camlarında
jartiyerler düşüyor karanlık otel odalarında
iriyarı kadınlar kirpikleri önde gidiyor
sesleri en büyük yanlışlık gırtlaklarında
memeleri dondurma üzerine konan fıstık
karanlıkta erkeklikleri pek fark edilmiyor
aslında düşünürsen
hep hüzün var karanlıklarda
hep yalnızlık hep yanlışlık
karanlıkları dinle bir garip ağlıyor
kelepçeler dolaşıyor sokak boşluklarında
kendinden emin aç bileklere susamış
bulsa hemen kapacak birisini
imdat polis yok mu
saat sabahın beşi
en namuslu sabahlar
karanlığa tecavüz ediyor

y. ağaoğlu ağustos-ekim '87



 
 
able>